
Fotoğraf: iStock 30 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi Salı günü yüzde 5,18 seviyesine kadar yükselerek 2007 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyelerden birini gördü.
NYT haberine göre, tahvil faizlerindeki yükseliş küresel çapta hissedildi. Kanada, Almanya, Fransa, İspanya, Portekiz, Hollanda ve İsviçre'nin 30 yıllık tahvil getirileri son 12 ayın zirve seviyelerine ulaşırken, Japonya'nın 30 yıllık tahvil faizi yüzde 4,13 ile tarihi rekor kırdı. İngiltere'de ise uzun vadeli tahvil getirileri 1998'den bu yana en yüksek seviyelere çıktı.
Piyasalardaki baskının merkezinde Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim yer aldı. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik su yolundaki riskler, enerji piyasalarında arz endişelerini artırırken petrol fiyatlarının sert yükselmesine neden oldu. Artan enerji maliyetleri, yatırımcıların enflasyon beklentilerini de yukarı çekti.
ABD'de geçen hafta açıklanan tüketici ve üretici enflasyonu verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi de tahvil piyasasını hızlandırdı. Piyasalar, yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları daha kalıcı hale getirebileceğini ve ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde daha temkinli davranabileceğini fiyatlamaya başladı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleştirilen zirvenin piyasaların beklediği ölçüde somut sonuç üretmemesi de risk iştahını zayıflattı. Yatırımcılar, Çin'in İran konusunda daha aktif diplomatik rol üstlenmesini beklerken görüşmelerden güçlü bir mesaj çıkmaması piyasalardaki tedirginliği artırdı.
Tahvil faizlerindeki yükselişin reel ekonomi üzerindeki etkileri de dikkat çekiyor. Özellikle ABD'de mortgage piyasasını doğrudan etkileyen 10 yıllık tahvil getirisi savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 75 baz puan yükselerek yüzde 4,67 seviyesine çıktı. Freddie Mac verilerine göre 30 yıllık mortgage faizleri ise yüzde 6 seviyesinin altından yüzde 6,36'ya yükseldi.
Uzmanlar, yükselen tahvil faizlerinin yalnızca devletlerin değil şirketlerin ve hanehalkının da borçlanma maliyetlerini artırdığına dikkat çekti. BMO Capital Markets ABD faiz stratejisti Vail Hartman, piyasadaki sert satışlara ilişkin değerlendirmesinde yatırımcıların daha büyük çaplı bir tahvil dalgasından çekindiğini belirterek piyasada "ciddi bir korku ortamı" oluştuğunu ifade etti.
Neuberger Berman portföy yöneticisi Joseph Purtell ise piyasalarda kısa vadeli belirsizliklerin fiyatlandığını ve yatırımcıların önümüzdeki dönemde finansal koşulların daha da sıkılaşabileceğini düşündüğünü söyledi.
Öte yandan tahvil piyasalarındaki sert hareketlerin hisse senedi piyasalarına da baskı yaptığı görüldü. ABD'de S&P 500 endeksi Salı günü yaklaşık yüzde 0,7 gerileyerek üst üste üçüncü işlem gününü kayıpla tamamladı. Küresel yatırımcılar, İran ile yürütülen diplomatik temasları ve enerji piyasalarındaki gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor.




