
Bank of America'nın (BofA) haziran ayı Küresel Fon Yöneticileri Araştırması, kurumsal yatırımcıların altına yönelik yaklaşımında önemli bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Son aylarda altını pahalı bir yatırım aracı olarak değerlendiren fon yöneticileri, yeniden değerli metale yönelmeye başladı.
Araştırmaya göre altının aşırı değerli olduğu yönündeki net algı, Şubat 2024'ten bu yana görülen en düşük seviyeye indi. Yılın başında ankete katılan yöneticilerin yaklaşık yüzde 45'i altının aşırı değerli olduğunu düşünürken, bu oran son araştırmada belirgin şekilde geriledi.
5-11 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete, toplam 540 milyar dolar büyüklüğünde varlığı yöneten 198 kurumsal fon yöneticisi katıldı.
Şubat 2026'da altın, BofA'nın "en kalabalık yatırım işlemleri" listesinde üst sıralarda yer almış, katılımcıların yaklaşık yüzde 50'si altını aşırı popüler bir yatırım aracı olarak değerlendirmişti. Son araştırmada ise bu yoğunluk algısının önemli ölçüde azaldığı görüldü.
Araştırmaya katılan fon yöneticilerinin yüzde 58'i önümüzdeki 12 aylık dönemde temel ekonomik senaryo olarak stagflasyonu öngördü.
Yüksek enflasyon ile düşük büyümenin aynı anda görüldüğü stagflasyon beklentilerinin güçlenmesi, yatırımcıların portföylerinde enflasyona karşı koruma sağlayan varlıklara yönelmesine neden oluyor. Bu çerçevede altının yeniden güvenli liman niteliği kazandığı değerlendiriliyor.
Yılın başında altına yönelik aşırı değerleme algısı, Bank of America'nın 2012'den bu yana tuttuğu verilerde en yüksek seviyeye ulaşmıştı.
Buna karşın banka, uzun vadede altın konusunda olumlu görüşünü koruyor. Bankanın daha önce yayımladığı araştırma raporlarında, altın fiyatlarının ons başına 5 bin dolar seviyesinin üzerine çıkabileceği öngörülmüştü.
Haziran ayı araştırmasında Bitcoin veya diğer dijital varlıklara ilişkin herhangi bir değerlendirme yer almadı.
Önceki dönemlerde altın ve kripto varlıklar güvenli liman yatırımları açısından karşılaştırılırken, son ankette dijital varlıklara değinilmemesi, geleneksel kurumsal yatırımcılar açısından altının makroekonomik risklere karşı korunma aracı olarak ayrı bir konumda değerlendirildiğine işaret etti.



