EmtiaSon Dakika

Petrol bol ama yakıt kıt! ABD ve Avrupa rafinerilerden vazgeçmenin bedelini ödüyor

Avrupa'da petrol arzı toparlanmasına rağmen rafinerilerdeki kesintiler yakıt sıkışıklığını artırdı. 2009'dan bu yana rafinerilerin yaklaşık üçte birinin kapanması, dizel fiyatlarını tarihi seviyelere taşırken Avrupa'nın yakıt ithalatına bağımlılığını artırdı.

CNBC-e3 dk okuma
Petrol bol ama yakıt kıt! ABD ve Avrupa rafinerilerden vazgeçmenin bedelini ödüyor

Fotoğraflar: iStock Al Jazeera'nın analizine göre son haftalarda petrol arzının artmasına rağmen Avrupa'daki bazı rafinerilerin faaliyetlerinin aksaması ve bazılarının üretimi durdurması, küresel rafineri sektörünün kırılganlığını ortaya çıkardı. Bu durumun yakıt arzında sıkışıklığa ve dizel fiyatlarının yüksek seviyelere çıkmasına neden olduğu bildirildi.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + Ekle ABD'deki rafinerilerin açığı kapatmak amacıyla neredeyse tam kapasiteyle çalıştığı , ABD'nin petrol ürünleri ihracatında dünya lideri olduğu belirtildi. ABD'yi Rusya, Suudi Arabistan, Güney Kore ve Çin'in izlediği aktarıldı.

Al Jazeera'da Yusuf Hattab tarafından sunulan ekonomi programında , petrolün piyasada bulunmasına rağmen onu yakıta dönüştürmenin sorun haline geldiği vurgulandı.

Avrupa ve ABD'de yıllar boyunca çok sayıda rafinerinin kapatılmasının bu sorunu derinleştirdiği, İran savaşı ile Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının da krizi ağırlaştırdığı kaydedildi.

Krizin merkezinde, taşımacılık, tarım ve sanayinin temel yakıtlarından biri olan dizelin bulunduğu belirtildi. Avrupa yakıt rafinerisi Varoprim'in yöneticisi Dave Sanyal, İran savaşı ve Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları nedeniyle Avrupa'daki petrol ürünleri fiyatlarında ciddi artış yaşandığını ifade etti.

Son dönemde Körfez'deki tesislerin devre dışı kalması ve Rusya'daki bazı rafineri kapasitelerinin de kullanılamamasıyla yakıt rafinerileri yeniden hükümetlerin gündemine girdi. Bu gelişmelerin küresel piyasalarda günlük yaklaşık 5 milyon varillik arz kaybına yol açtığı aktarıldı.

Orta Doğu'dan ham petrol akışının toparlanmasına rağmen rafine petrol ürünlerindeki toparlanmanın sınırlı kaldığı, bunun da sorunun artık yalnızca ham petrol eksikliğinden kaynaklanmadığını gösterdiği belirtildi.

ABD'de rafine petrol ürünleri arzındaki sert düşüş nedeniyle dizel fiyatlarının rekor seviyeye ulaştığı, Avrupa'da ise dizel fiyatlarının varil başına 200 dolar ile tarihi yüksek seviyelere çıktığı bildirildi.

Avrupa'nın rafineri kapasitesindeki gerilemenin, son yıllarda onlarca rafinerinin kapatılması veya faaliyet alanının değiştirilmesinden kaynaklandığı ve bunun kıtanın yakıt ithalatına bağımlılığını artırdığı ifade edildi.

2009'dan bu yana Avrupa'daki eski rafinerilerin yaklaşık üçte birinin faaliyetlerini durdurduğu veya başka bir faaliyete geçtiği kaydedildi. Bunun, büyük bir arz şoku yaşandığında kullanılabilecek esnek kapasiteyi azalttığı ve Asya'yı krizlerle başa çıkma konusunda daha avantajlı hale getirdiği belirtildi.

ABD ve Avrupa'nın, yüksek yakıt talebi devam ederken 2010 seviyelerine kıyasla günlük 2 milyon varilden fazla daha az ham petrol işlediği aktarıldı. ABD'deki rafinerilerin açığı kapatmak için şu anda kapasite sınırına yakın çalıştığı ve başka rafinerilerin de devre dışı kalması halinde piyasanın üretimi hızlı şekilde artırma imkanının sınırlanabileceği ifade edildi.

ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre ABD'nin günlük 6 milyon varilden fazla petrol ürünü ihracatıyla dünya lideri olduğu bildirildi. Rusya'nın günlük yaklaşık 2,5 milyon varil petrol ürünü ihracatıyla ikinci sırada yer aldığı ve özellikle dizel ile Asya piyasalarına yönelen fuel oil ürünlerinin öne çıktığı belirtildi.

Suudi Arabistan'ın günlük 1,34 milyon varil ihracatla üçüncü sırada bulunduğu, onu yaklaşık 1,31 milyon varille Güney Kore'nin izlediği aktarıldı. Çin'in ise günlük 1,14 milyon varil petrol ürünü ihraç ettiği, buna karşın günlük 18 milyon varili aşan rafine ürün üretim kapasitesiyle dünyanın en büyük petrol ürünü üreticisi olduğu kaydedildi.

Küresel Enerji Çalışmaları Merkezi'nin kıdemli petrol analisti Manouchehr Takin, rafineri sorunlarının kısa sürede çözülemeyeceğini belirtti. Takin'e göre mevcut tablo, petrol ürünleri piyasasının üç on yıllık küreselleşmesinin, yüksek üretim maliyetlerinden kaçınmak amacıyla rafinerilerin kapatılmasının ve Singapur ile Orta Doğu'dan ithalata dayalı dış kaynak kullanımının bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Bu haber faydalı mı?
Kaynağa Git