
Altın piyasasında 2026 yılının ilk yarısında yaşanan sert dalgalanmaların ardından Temmuz ayı, dev finans kuruluşları ve kurumların uzun vadeli projeksiyonlarını peş peşe açıkladığı kritik bir dönüm noktası oldu. Küresel piyasalarda kısa vadeli faiz ve dolar baskısı hissedilse de analistler, yaşanan gerilemeyi boğa piyasasının sağlıklı bir dengelenmesi olarak yorumluyor. Temmuz 2026 itibarıyla küresel finans devlerinden ve merkez bankalarından gelen son değerlendirmeler, altının orta ve uzun vadeli seyrine dair dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. İşte dev bankaların ve kurumların analizleri...
Citibank'ın senaryosuna göre altın fiyatları önümüzdeki haftalarda ons başına 3.800 doların altına sarkarak yüzde 15-20 oranında gerileyebilir ve kaldıraçlı pozisyonlarda tasfiyeyi tetikleyebilir.
Ancak orta ve uzun vadede merkez bankası alımları, küresel mali endişeler ve dolarsızlaşma eğilimiyle altının yeniden ivme kazanacağı tahmin ediliyor. Enflasyondaki düşüş ve yatırımcı ilgisiyle fiyatların önümüzdeki birkaç yıl içinde ons başına 6.000 dolara kadar yükselebileceği öngörülüyor.
WisdomTree analistleri, altın piyasasında 2026'nın ilk yarısında yaşanan sert düşüşü boğa piyasasının sonu değil, aşırı değerlemelerin temizlendiği sağlıklı bir düzeltme olarak değerlendiriyor. Fiyatlardaki bu geri çekilmede Kevin Warsh'un Fed başkanlığına adaylığı, İran çatışmasının tetiklediği nakit ihtiyacı ve Asya kaynaklı ETF talebinin yavaşlaması etkili oldu.
Piyasa fiyatı ile modeldeki "adil değer" arasındaki farkın kapanması ve teknik desteklerin oluşmasıyla birlikte altının spekülatif köpükten arındığı belirtiliyor. Analistler, ABD enflasyonunun düşmesi ve doların zayıflaması gibi makroekonomik beklentilerle altının 2027'nin ikinci çeyreğinde 4.563 dolar seviyesine toparlanacağını öngörüyor.
HSBC, yüksek reel faizler ve güçlü doların kısa vadeli baskısı nedeniyle 2026 yılı ortalama altın fiyatı tahminini 4.560 dolara düşürürken, uzun vadeli iyimserliğini koruyarak yıl sonu hedefini 4.750 dolar seviyesinde sabit tuttu. Banka, altının 2026'nın geri kalanında 3.800-4.700 dolar bandında yatay seyretmesini, 2027 yıl sonunda ise 5.025 dolara ulaşmasını bekliyor.
Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen artan kamu borçları, bütçe açıkları ve jeopolitik riskler altının yapısal yükseliş trendini destekleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor. Fiyat beklentilerini ayakta tutan en kritik unsur ise merkez bankalarının güçlü alımları olup, talebin 2026'da 680 tona, 2027'de ise 850 tona ulaşacağı öngörülüyor. Öte yandan gümüş tarafında altın-gümüş rasyosunun yüksekliği ve üst üste altıncı yılda beklenen arz açığı, uzun vadeli güçlü dinamiklere işaret ediyor.
Dünya Altın Konseyi'nin 2026 araştırmasına göre, rezerv yöneticilerinin yüzde 89'u önümüzdeki 12 ayda küresel merkez bankası altın rezervlerinin artmasını beklerken, kurum bazında alım planlayanların oranı yüzde 45 ile rekor seviyeye ulaştı. Merkez bankalarının altına yönelmesindeki ana etkenler kriz dönemlerindeki yüksek performans, uzun vadeli değer saklama özelliği ve portföy çeşitlendirme ihtiyacı olarak öne çıkıyor.
Katılımcıların yüzde 74'ü önümüzdeki 5 yıl içinde ABD dolarının küresel rezervlerdeki payının azalacağını öngörürken, yüzde 84'ü altının payının artacağını düşünüyor. Bu durum altının doğrudan doların yerini almasından ziyade, artan jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler karşısında rezervlerin daha güvenli varlıklarla çeşitlendirilmesi hedefine dayanıyor. Son dört yıldır yıllık 1.000 tonun üzerinde seyreden resmi altın alımlarının, küresel piyasalardaki yüksek oynaklık nedeniyle önümüzdeki dönemde de güçlü kalması bekleniyor.




