
Fotoğraf: Reuters Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi salı günü yüzde 3 sınırını aşarak Eylül 1996'dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu yüzyılda ilk kez yüzde 3 oranını gören tahvil getirisi, gün içinde 6 baz puanlık bir artış gösterdi. Yaklaşık bir yıl önce yüzde 1,5 seviyelerinde bulunan faiz oranının bu kadar kısa sürede iki katına çıkması, piyasadaki dönüşümün hızını gözler önüne seriyor.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + Ekle Tahvil getirilerindeki bu tırmanışın arkasında Japonya Merkez Bankasının yakın zamanda yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki güçlü beklentiler yer alıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Japonya'nın mali sürdürülebilirlik konusunda daha açık bir yol haritası sunması gerektiğine yönelik açıklamaları beklentileri daha da artırdı.
Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama ise G20 toplantısında bu yönde bir görüşme yapılmadığını belirterek kararların tamamen merkez bankasının yetkisinde olduğunu vurguladı.
Başbakan Sanae Takaichi yönetiminin hayata geçirdiği geniş kapsamlı harcama planları ve bu harcamaların finansmanındaki belirsizlikler piyasadaki baskıyı körüklüyor. Yatırımcılar artan faizlerle birlikte olası borçlanma senaryolarına karşı temkinli bir duruş sergiliyor.
Maliye Bakanlığı gelecek mali yıl için borç servis maliyetlerinin rekor kırarak 36,6 trilyon yene yani yaklaşık 230 milyar dolara çıkmasını öngörüyor.
Ekonomideki ücret artışları ve güçlü şirket kârları tahvil getirilerini yukarı iterken, yükselen maliyetler hükümetin omuzlarındaki mali disiplin baskısını da belirgin şekilde artırıyor.
Bu gelişmeler ışığında Japon tahvil piyasası, hem para politikası hem de maliye politikası cephesinden gelen sinyallerle birlikte yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyor.