
Fotoğraf: iStock Dünyanın önde gelen ekonomi yayınlarından Financial Times (FT), yayınladığı kapsamlı analizde İstanbul'un gastronomi dünyasını mercek altına aldı. Gazete, Michelin yıldızlı lüks restoranlardan mahalle esnaf lokantalarına kadar tüm sektörün, fırlayan gıda enflasyonu ve jeopolitik riskler nedeniyle hayatta kalma mücadelesi verdiğini; kusursuz yemek pişirmenin bile artık kârlılığı garanti etmediğini yazdı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + Ekle Financial Times, İstanbul'un gastronomi sahnesindeki tezatlığı ve ortak krizi iki çarpıcı şef üzerinden örneklendirdi. İstanbul'un bitki temelli (vegan) fine-dining mekanlarından Telezzüz'ün Baş şefi Bahtiyar Büyükduman'ın, Shakespeare'in ünlü eseri Macbeth'in Birnam Ormanı'ndan esinlenerek hazırladığı sanatsal tabakları aktaran gazete; şehrin diğer ucunda, Seraf Vadi'de ise Doğan Yıldırım'ın kökleri bin yıl öncesine dayanan rafine Anadolu tariflerini ve bulut hafifliğindeki pazı sarmalarını sunduğunu belirtti.
Ancak FT'ye konuşan iki şefin de ortak vurgusu, tırmanan maliyetlerin sanatı gölgelediği yönünde oldu. Seraf Vadi'nin kurucusu Doğan Yıldırım, yaşadıkları baskıyı, "Her geçen gün işler daha da zorlaşıyor. Bazen kâr bile edemiyoruz. Gıda fiyatları, maaşlar, ulaşım masrafları artıyor. Amacım sadece para kazanmak olsaydı, başka bir iş yapardım" sözleriyle aktardı.
Telezzüz'ün şefi Büyükduman ise jeopolitik risklere dikkat çekerek, "Herkes stres altında. Enflasyon değilse, İran'daki savaş ya da turizmi olumsuz etkileyen bölgesel istikrarsızlık var. Çok fazla değişken söz konusu" ifadelerini kullandı.
Financial Times, İran ile 530 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye'nin 1,5 trilyon dolarlık ekonomisinin, sınır komşusundaki çatışmalar patlak vermeden önce de zor durumda olduğuna dikkat çekti. Bölgesel savaşın turizmi, iş dünyasının güvenini ve maliyetleri daha da olumsuz etkilediğini belirten gazete; Türkiye'deki yüzde 35'lik mevcut gıda enflasyonunun Venezuela, Güney Sudan ve İran'ın ardından dünyada dördüncü sırada yer aldığını vurguladı.
Esnaf Lokantaları Sıkışmış Durumda: Fatih'teki Yüksel Lokantası'nın sahibi Murat Yüksel, 18 ay önce 70 TL olan çorba, pilav ve tatlıdan oluşan menüyü bugün 160 TL'ye (yaklaşık 3,50 dolar) sattığını, ancak yemeğin fiili maliyetinin 180 TL'yi bulduğunu söyledi. Yüksel, "Daha fazla müşteri kaybetmemek için fiyatları yükseltmiyorum ama artık aileler gelemiyor, paraları yok" dedi.
Çiftçi Önünü Göremiyor: Domates üreticisi Semih Töre, yakıt, gübre ve ilaçlama maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 40 artmasına rağmen, mahsul satış fiyatının yalnızca yüzde 20 arttığını belirterek, gelecek hasat için durumu "Büyük bir kumar" olarak nitelendirildi.
Financial Times, tırmanan krize rağmen İstanbul'daki kafe, restoran ve alışveriş merkezlerinin oldukça işlek görünmesinin arkasındaki ekonomik psikolojiyi de analiz etti.
İktisatçı Mahfi Eğilmez'in görüşlerine yer verilen haberde; yüksek enflasyonun tasarruf yapmayı anlamsız hale getirdiği, ev veya araba alamayan orta ve üst-orta sınıfın paralarını dışarıda yemek yemek ya da lüks tüketim malları (pahalı akıllı telefonlar, markalı kozmetikler) gibi "küçük lükslere" harcadığı ifade edildi.
Eski ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomisti Selva Demiralp ise hızlı yükselen gıda fiyatlarının makroekonomik etkilerine dikkat çekti. Demiralp, hanehalkı bütçesinin büyük kısmının gıdaya gittiği Türkiye gibi ülkelerde, gıda fiyatlarının enflasyon beklentilerini kemikleştirdiğini belirtti. Demiralp'in öncülük ettiği Koç Üniversitesi araştırmasına göre, Türk hanehalkının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 47 seviyesinde. Bu oran, Merkez Bankası'nın resmi yüzde 24'lük hedefinin neredeyse iki katı.




