
Yapay zeka devriminin getirdiği devasa elektrik ihtiyacı ve küresel jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarında kartları yeniden karıyor. Bankacılık devi Goldman Sachs'ın "yeni altın" olarak adlandırdığı stratejik madende dev bir arz krizi kapıda. Analistler, önümüzdeki yıllarda bu madende tarihi fiyat rekorlarının kırılacağı konusunda uyardı. İşte küresel devlerin peşine düştüğü o gizemli maden...
Dünya ileri teknoloji ve yapay zeka çağına doğru hızla ilerlerken, nükleer enerjinin ana yakıtı olan uranyum altın kadar kıymetlendi. Goldman Sachs; yapay zeka veri merkezlerinin hızla artan elektrik ihtiyacı ve küresel nükleer yatırımlar nedeniyle uranyumun stratejik önemi en yüksek emtia haline geldiğini belirtti. Analizlere göre dünya, 2045 yılına kadar tam 2 milyar poundluk uranyum açığıyla karşı karşıya kalacak.
Talep beklenenden çok daha hızlı artarken, Goldman Sachs uranyum fiyatlarının yıl sonuna kadar pound başına 91 dolara, 2027 yılında ise 120 dolara yükseleceğini öngörüyor. Bazı bağımsız emtia analistleri ise arzdaki daralma nedeniyle fiyatların kısa sürede 135 dolar seviyesine kadar fırlayabileceğine işaret ediyor.
Artan enerji ihtiyacı nedeniyle dünya devleri nükleer yatırımlara hız verdi. Çin 27 milyar dolarlık yatırımlarla 10 yeni nükleer üniteye onay verirken, ABD'de kapatılan Palisades santrali yeniden açılıyor. Yapay zeka yarışındaki teknoloji devlerinden Meta küçük modüler reaktör kapasitesi için adım atarken, Amazon Web Services uzun vadeli enerji anlaşmalarıyla nükleer kaynakları şimdiden rezerve ediyor.
Piyasada alarm zillerinin çalmasının en büyük nedeni üretim yetersizliği. Geçen yıl küresel uranyum üretimi 173 milyon pound seviyesinde kalırken, dünya genelindeki reaktörlerin yıllık talebi 204 milyon pounda ulaştı. Piyasada oluşan yıllık 31 milyon poundluk bu devasa açık, uzun vadeli sözleşme fiyatlarını 90 dolara çıkararak son 14 yılın en yüksek seviyesine taşıdı.
Nükleer enerji santrallerinin temel yakıtı olan uranyum, inanılmaz bir enerji yoğunluğuna sahip; sadece 1 kilogramı tam 100 ton kömürle eşdeğer enerji sağlıyor. Dünya Nükleer Birliği verilerine göre, küresel rezervlerin yüzde 28'i Avustralya'da, yüzde 14'ü Kazakistan'da ve yüzde 10'u Kanada'da bulunuyor. Rusya ve Namibya ise yüzde 8'er payla bu ülkeleri takip ediyor.
Dünya uranyum üretiminin tek başına yaklaşık yüzde 39 ila yüzde 43'ünü karşılayarak pazarın mutlak lideri olan Kazakistan'ın devlet şirketi Kazatomprom, 2026 yılı üretim hedefini yüzde 10 düşürdüğünü açıkladı. ABD'nin Rus uranyumuna getirdiği ithalat kısıtlamaları ve Rusya'nın misilleme hamleleri de eklenince, uranyum arzındaki riskler tavan yaptı.



