
Küresel ekonomideki belirsizlikler, ABD-İran savaşı ve merkez bankalarının adımları sürerken, dünyanın önde gelen beş dev bankası altın piyasasına yönelik stratejik öngörülerini güncelledi. Federal Rezerv'in (Fed) faiz politikaları, yükselen reel faizler ve jeopolitik risklerin gölgesinde şekillenen raporlarda, kısa vadeli baskılara rağmen altının orta ve uzun vadeli güçlü duruşuna dikkat çekildi.
Kurumlar, ons altın fiyat hedeflerinde revizyonlara giderken portföy çeşitlendirmesi ve yapısal merkez bankası alımlarının piyasa için belirleyici olmaya devam edeceğini vurguladı. İşte Goldman Sachs, HSBC, Bernstein, Saxo Bank ve Bank of America'nın en son altın analizleri:
Goldman Sachs, merkez bankalarının güçlü altın alımlarının kısa vadeli faiz baskılarına rağmen altın fiyatları için sağlam bir taban oluşturacağını belirtti. Analist Lina Thomas, mayıs ayındaki 81 tonluk alımın ve üç aylık ortalamaların, 2022 öncesindeki 17 tonluk ortalamaya kıyasla çok ciddi bir artışa işaret ettiğini vurguladı.
Jeopolitik ve finansal risklere karşı rezerv çeşitlendirmesini "çok yıllı bir eğilim" olarak gören banka, gelecek yıllara dair yüksek alım varsayımlarını koruyor. Gelişmekte olan ülkelerin başlattığı bu süreç, Goldman Sachs'ın 2026 yıl sonu için ons başına 4.900 dolarlık altın fiyatı tahmininin temel dayanağını oluşturuyor.
HSBC, altının portföy çeşitlendirme özelliğini koruduğunu ancak kısa vadede yüksek reel faizler ve güçlü doların baskısıyla belirli bir fiyat aralığında kalacağını öngörüyor. Raporda, ocak sonunda 5.598 dolarla tarihi zirveyi gören altının, bu yıl hisse senedi piyasalarıyla benzer hareket ederek geleneksel güvenli liman ve koruma işlevini kısmen zayıflattığı belirtiliyor.
ABD tahvil faizlerindeki yükselişin altının fırsat maliyetini artırmasına rağmen, banka orta ve uzun vadeli yükseliş beklentisini sürdürüyor. Merkez bankalarının alımları, ETF girişleri ve çeşitlendirme ihtiyacının desteğiyle yıl sonuna kadar altın fiyatlarında ilave artışlar öngörülüyor.
Bernstein, artan reel faizlerin etkisiyle nisan başındaki 4.650 dolar seviyesinden haziran sonunda 4.000 dolara gerileyen ons altın için 2026 yılı ortalama fiyat tahminini yukarı yönlü revize ederek 4.533 dolara çıkardı. Analistler, nisan-haziran döneminde yükselen reel faizlerin altın üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu, ancak uzun vadeli 2030 projeksiyonlarının değişmediğini belirtti.
Piyasadaki faiz artışı beklentilerine rağmen ekonomistler, ABD Başkanı Donald Trump'ın düşük faiz politikası konusundaki kararlılığı nedeniyle agresif bir sıkılaşma öngörmediklerini ifade etti. Bu makroekonomik dinamikler ışığında banka, dönemsel dalgalanmalara rağmen altının güçlü duruşunu korumasını bekliyor.
Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, merkez bankalarının devam eden alımlarının yapısal destek sağladığı ons altının kısa vadede 3.950-4.200 dolar bandında konsolide olmasını bekliyor. Raporda, ABD TÜFE verisi sonrası 4.100 doları aşan fiyatların, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik risklerin tetiklediği sıkı para politikası endişeleriyle yeniden 4.000 dolar seviyesine gerilediği belirtiliyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın sunumunun ardından para politikasındaki belirsizlik sürerken, değerli metallerin enflasyon ve enerji piyasası gelişmelerine duyarlılığını koruduğu vurgulanıyor. Hansen, makroekonomik görünüm netleşene kadar piyasaların dalgalanacağını ancak altının gümüş ve platine kıyasla daha güçlü bir duruş sergilemeye devam edeceğini öngörüyor.
Bank of America (BofA), Fed'in faiz artırımlarına devam edeceği beklentisiyle 2026 yılı ortalama ons altın tahmini yüzde 14 düşürerek 4.360 dolara çekmesine rağmen, altın madenciliği şirketlerine yönelik iyimserliğini koruyor. Raporda, yüksek faiz ortamının teknoloji hisselerinden diğer sektörlere rotasyonu tetikleyebileceği ve bu süreçte güçlü bilançoları ile serbest nakit akışlarıyla öne çıkan madencilik şirketlerinin avantaj sağlayacağı belirtiliyor.
S&P 500'e kıyasla son 20 yılın en düşük değerleme seviyelerinde ve net aktif değerlerine göre iskontolu işlem gören bu hisselerin, portföy çeşitlendirmesi açısından da güçlü bir alternatif olduğu vurgulanıyor. Banka, kısa vadeli faiz baskılarına karşın hem altın hem de altın madenciliği sektörü için uzun vadeli olumlu görüşünü sürdürüyor.




