
ABD borsalarının gösterge endeksi S&P 500'ün son dönemdeki hızlı yükselişi, yatırımcıların dikkatini tarihsel benzerliklere çevirdi.
Deutsche Bank araştırma ekibi tarafından yapılan analize göre S&P 500 endeksi mayıs ayı sonu itibarıyla son iki ayda yüzde 16'nın üzerinde yükseldi. Araştırmaya göre bu büyüklükte bir yükseliş, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana sadece dört kez yaşandı.
Karşılaştırma açısından bakıldığında, S&P 500 uzun vadede yıllık ortalama yaklaşık yüzde 10 getiri sağlarken, son 10 yıldaki ortalama yıllık getirisi yüzde 13,7 seviyesinde bulunuyor.
Tarihsel olarak benzer yükselişlerin üçü, ABD ekonomisinin resesyondan çıktığı dönemlerde gerçekleşti.
Bunlar 1970'lerdeki petrol krizinin ardından yaşanan toparlanma, 2008 küresel finans krizinden sonraki süreç ve Covid-19 salgını sonrasındaki ekonomik canlanma dönemleri olarak öne çıkıyor.
1987 yılında ABD borsaları sert bir yükseliş sergilemiş, ardından Dow Jones Endeksi tek bir işlem gününde yaklaşık yüzde 22 değer kaybederek tarihin en büyük günlük düşüşlerinden birini yaşamıştı.
Analizde mevcut piyasa koşullarının resesyon sonrası toparlanma dönemlerinden ziyade 1987 öncesi döneme daha fazla benzediği değerlendirildi.
S&P 500 endeksi 2023 yılında yüzde 26,29, 2024 yılında yüzde 25,02 ve 2025 yılında yüzde 17,88 yükseliş kaydetti. Endeks 2026 yılında ise haziran başı itibarıyla yüzde 11,72 prim yaptı.
Bu veriler, 1987 çöküşü öncesindeki yaklaşık yüzde 39'luk yıllık yükselişle belirli benzerlikler taşıyor.
Bununla birlikte analistler, tarihsel benzerliklerin tek başına yeni bir çöküşün habercisi olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Piyasaların kısa vadeli hareketlerini kesin olarak tahmin etmenin mümkün olmadığı belirtilirken, geçmişte düşüş beklentisiyle piyasadan çıkan birçok yatırımcının sonraki yükselişleri kaçırdığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, yatırımcıların paniğe kapılmak yerine olası bir düzeltme riskini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtiyor. Özellikle önümüzdeki beş ila on yıl içinde ihtiyaç duyulabilecek fonların hisse senetleri yerine daha düşük riskli varlıklarda değerlendirilmesinin düşünülebileceği ifade ediliyor.
Son dönemde yapay zeka teması etrafında oluşan güçlü yatırımcı ilgisi, başta Nvidia olmak üzere teknoloji hisselerinde önemli yükselişlere yol açtı.
Buna karşın bazı piyasa uzmanları, değerlemelerin tarihi seviyelere yaklaşması nedeniyle yatırımcıların risk yönetimine daha fazla önem vermesi gerektiğini belirtiyor.




