
"Değer kaybı ticareti ortadan kalkmadı" State Street Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi, yatırımcıların altının bir sonraki dönüm noktasının ötesini değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Doshi, Kitco News'e verdiği röportajda mevcut finansal ortamda altının ons fiyatının 10 bin dolara ulaşmasının bir olasılık meselesinden çok zamanlama meselesi olduğunu belirtti.
Doshi'nin değerlendirmeleri, altının ağustos ayında yaklaşık yüzde 15 yükselmesinin ardından geldi. Bu yükseliş, ocak 1999'dan bu yana altının en güçlü aylık performansına işaret ediyor.
Doshi, altın fiyatlarını yılın başlarında rekor seviyelere taşıyan "değer kaybı ticareti"nin ortadan kalkmadığını belirtti.
"Yatırımcılar tahvil getirilerini sorgulamalı" Doshi, State Street olarak bu işlemin sona erdiğini hiçbir zaman düşünmediklerini, yalnızca durakladığını düşündüklerini ve yeniden canlandığını söyledi. Bu ortamın altının küresel bir para birimi olarak geniş çaplı desteğini sürdürmesine katkı sağlayacağını belirten Doshi, yüksek borç seviyesine ve resesyon döneminin dışında gerçekleşen mali harcamaların miktarına dikkat çekti.
Değişen mali ortamın, yatırımcıların altın ile tahvil getirileri arasındaki geleneksel ilişkiyi yeniden değerlendirmesine neden olduğunu belirten Doshi, tarihsel olarak yüksek tahvil getirilerinin, özellikle de yüksek reel getirilerin, getiri sağlamayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırması nedeniyle değerli metal açısından olumsuz olduğunu ifade etti.
Doshi, bununla birlikte yatırımcıların tahvil getirilerinin neden yükseldiğini sorgulaması gerektiğini söyledi.
Ekonomik büyümenin hızlanması ve yatırımcıların şirket kârlarına ilişkin beklentilerinin iyileşmesi nedeniyle getirilerin yükselmesi durumunda bunun altın için gerçek bir rekabet oluşturabileceğini belirten Doshi, ancak getirilerin enflasyon, aşırı kamu borçlanması ve bozulan mali güvenilirliği telafi etmek amacıyla yatırımcıların daha yüksek vade primi talep etmesi nedeniyle yükselmesi halinde tablonun farklı olacağını ifade etti.
Doshi'ye göre bu ortamda altın, fırsat maliyetinden çok satın alma gücünün korunmasıyla ilgili hale geliyor.
Doshi, yatırımcıların altın tutma gerekçesinin değer kaybı, satın alma gücü riski ve borçların para basılarak finanse edilmesi riskiyle daha fazla bağlantılı hale geldiğini söyledi. Son piyasa hareketlerinin de bu görüşü desteklediğini belirtti.
Bu dinamiğin, uzun vadeli tahvil getirileri yüksek seviyelerde kalmaya devam etse bile altının neden dirençli kalabildiğini açıkladığını belirten Doshi, reel getirilerdeki ılımlı düşüşün değerli metal açısından geleneksel olarak destekleyici olduğunu ifade etti.
Doshi, getirilerdeki yükselişin kamu borcuna ilişkin güven kaybını yansıtması ve ABD dolarındaki zayıflamayla birlikte gerçekleşmesi halinde, tahvil getirilerindeki sert yükselişin dahi altını destekleyebileceğini söyledi.
Doshi, mevcut ortamın bir güven meselesi olduğunu belirterek altının arkasında bir alacaklı bulunmadığını, kıt bir doğal kaynak olduğunu ve uzun bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti.
Böyle bir yükselişin doğrusal şekilde gerçekleşmeyeceğini belirten Doshi, sürecin daha geniş finansal piyasaların artan mali baskılara nasıl tepki vereceğine bağlı olacağını söyledi.
Doshi, olası bir resesyonun aynı anda hem altını destekleyebileceğini hem de devlet tahvillerine yönelik talebi yeniden canlandırabileceğini ve bunun değer kaybına yönelik baskının bir bölümünü geçici olarak hafifletebileceğini belirtti.
Bununla birlikte Doshi, altının uzun vadeli yönünün açık olduğunu söyledi ve 10 bin dolarlık seviyenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden ziyade ne zaman gerçekleşeceğinin tartışılması gerektiğini ifade etti.
Doshi ayrıca altının bu seviyeye ulaşması için küresel yatırımcıların portföylerinde aşırı ölçüde tahsis değişikliğine gitmesinin gerekmediğini belirtti.
Altın fonlarının küresel borsa yatırım fonu ve yatırım fonu varlıklarının halen yüzde 1'inden azını oluşturduğunu belirten Doshi, altının stratejik portföy tahsisinin yüzde 3'e ulaşması halinde mevcut payın yaklaşık üç katına çıkacağını söyledi.
Doshi, böyle bir tahsis değişiminin tek başına altın fiyatını ons başına 10 bin dolar seviyesine doğru taşıyabilecek ölçüde yatırım talebi yaratabileceğini ifade etti.